HABERLER

İhracat daralırken ‘uncular’ coştu, 2016’da yüzde 40 artış bekleniyor

Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ünlü, “2015 yılında un ihracatında miktar bazında 2 milyon 200 bin tona ulaştık. Bu yıl 3 milyon tona çıkmayı hedefliyoruz” dedi.

BANGKOK - Toplam ihracatta kan kaybı devam ederken, un ihracatçıları 2016 yılı için hedef büyüttü. Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB) Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turgay Ünlü, “Un ihracatında 2016’da miktar bazında yüzde 40’lık artış hedefliyoruz” dedi. Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlenen Thaifex 2016 Fuarı’nda DÜNYA’nın sorularını yanıtlayan Ünlü, “Yaptığımız ihracatı artırarak 2014 ve 2015 yılını dünya birincisi olarak kapattık. 2015 yılında miktar bazında 2 milyon 200 bin tona ulaştık. Bu yıl 3 milyon tona çıkmayı hedefliyoruz” dedi. Ünlü, buğday fiyatlarındaki düşüş nedeniyle un fiyatlarında yaşanan gerilemenin fiyat bazlı hedefi 1.1 milyar dolarda sınırladığını fakat 2023 için koydukları 2.5 milyar dolarlık nihai hedefe, daha kısa sürede ulaşmayı istediklerini söyledi. 

Yeni pazarlarda Filipinler modeli 

Yurtdışı pazarlarda farklı sorunlarla karşılaşıldığını dile getiren Ünlü,şunları söyledi: “Mesela Filipinler’de ciddi çalışmalar yaptık ve pazarda iddialı bir hale geldik. Sonrasında bir karalama kampanyası ile baş başa kaldık. Yanı sıra anti damping soruşturması açtılar. Çok başarılı bir soruşturma geçirdik ve 10 firmayı kurtardık. Bu süreçte Filipinli 6 gazeteciyi misafir ettik Türkiye’de. Göbeklitepe’den bu yana 12 bin yıllık Anadolu tecrübesini anlattık. Ayrıca Türk ürünlerinin tüketimine yönelik bir kampanya başlattık. Filipinli tecrübeli aşçılara kısa süreli üretim tekniklerini gösterdik. Aşçılık okullarında da dersler verdik. Aynı zamanda pozitif fiyat politikası güttük. Bizi yıldıramayacaklarını anlatmaya çalıştık. Ve algıyı değiştirmeyi başardık. Aynısını Brezilya ve Tayland’da da uygulayacağız. Yönetim Kurulu üyelerimiz ülke ve bölge bazında görevlendirildi.” 

Sıkıntılı pazarlar yerine yenileri 

Mevcut pazarlardaki sıkıntılar nedeniyle, Cumhuriyet tarihinde ihracat yapılmayan birçok ülkeyi radara aldıklarına ve çalışma başlattıklarına dikkat çeken Ünlü, “Örneğin Brezilya ve Tayland için geçtiğimiz yıl başlattığımız çalışmaların meyvelerini almaya başladık. Brezilya, ihracat yapamadığımız bir ülkeydi. Tanıtım grubu olarak ciddi çalışmalarda bulunduk. Hemen ihracata başladık, şimdilik yılda 6 bin ton ihracat yapıyoruz. Brezilya aslında çok ciddi bir buğday üreticisi. 11 milyon ton üretiyor, 16 milyon ton buğday tüketiyor. Arjantin başta olmak üzere bölgedeki ülkelerden un alıyor. Ciddi bir potansiyel var ve bu nedenle tanıtım çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu. Ünlü, “Tayland’da da büyük talep gördük. Un Tanıtım Grubu ve OAİB olarak önemli bağlantılar kurduk. Tayland yılda 30 bin ton civarında un alıyor. Ağırlıklı olarak bisküvi, ikincisi karides yeminde kullanıyorlar, büyük karides çiftlikleri kullanıyor. Sayın Cumhurbaşkanının talimatı ile Tayland Başbakanı geldiğinde başta STA olmak üzere güzel çalışma başlatıldı. STA’nın Temmuz ayından itibaren hızlandırılacağını öğrendik. Bunun gerçekleşmesi maliyetleri daha da düşürecek ve daha güçlü hale geleceğiz. Brezilya için de aynı yönde taleplerimiz var” şeklinde konuştu. 

‘Çin’den gelen gemi boş dönmesin’ 

Güney Amerika ve Uzak Doğu’nun yanı sıra, Afrika pazarında da daha aktif şekilde rol alınacağının altını çizen Turgay Ünlü, uzak pazarlarda navlun maliyetine yönelik soru işaretlerine yönelik, “Bu bölgelerden mal getirip boş dönen gemileri kullanıyoruz. Örneğin muz getiren gemiler Dominik’e boş dönüyordu. Şimdi o boş potansiyeli değerlendiriyoruz. Çin’den gelen gemiler de yarı boş dönüyor. Bu fırsatı değerlendirmemiz gerekiyor” dedi. 30 milyon ton ile Türkiye’nin ihtiyacın üzerinde bir kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Ünlü, “Konsolidasyon şimdilik yok ama son dönemde yabancı sermaye girişini görüyoruz. Ankara’da ve İzmir’de iki firmaya yabancı ortaklar geldi. Bir Türk firması ise Endonezya’da fabrika almıştı ancak onu geri sattı. Rusya’da ise bakliyatta 350 bin dönümü bulan araziler kiralayan firmalarımız var” dedi.

‘DİR ihracatın önünü açıyor, kalkmasın’ 

Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamındaki ürünlerin sayısının düşürüleceği yönündeki söylentiler hakkında fi krini ifade eden Turgay Ünlü, “Biz önce ihracat sonra ithalat yapan bir sektörüz. Yani pahalı olan hammaddeyi buradan alıyoruz, sonra bunun yerine ucuz ithal buğdayı koyuyoruz. Yani yüksek fi nansman yükümlülüğüne giriyoruz” dedi. Bu konunun suiistimal edilmemesi için Ekonomi Bakanlığı’nın çok ciddi tedbirler aldığına dikkat çeken Ünlü şunları söyledi: “2004-2005’te ciddi sıkıntılar yaşanmıştı. Bakanlık dalgalanmaları sabitledi, sektör de önce ihracat, sonra ithalat yapılmasını kendi istedi. Böylece suiistimalin de önüne geçildi. Ve milyarlarca dolarlık ihracat engellenmemiş oldu. DİR kapsamındaki ürünlerin azaltılabilmesi için bizim dünya fiyatlarından üretmemiz ve hammaddemizi dünya fiyatlarından karşılamamız gerekiyor. Ancak önemli girdiler olan gübre ve mazot fiyatlarında dünya fiyatlarını yakalamamız ve dünya üreticileri ile rekabet edebilmemiz zor görünüyor. Yaş ve kuru meyve, sebzede bu olabilir, rekabet edebilmeye başladık. Ancak diğer ürünlerde zor.” 

‘DİR’i kullanmasak yüzde 130 gümrük vergisi ile ihracat mümkün olmaz’ 

Ünlü, “10 yılda 9 milyar 272 milyon dolarlık buğday ithalatı var. Oysa, buğday, makarna, bulgur, irmik, beyaz et, yem sektörlerinin ihracatına baktığımızda aynı dönemde 37 milyar 394 milyon dolarlık ihracat yaptığımızı görüyoruz. Başka bir ifadeyle sektörün 5 kat katma değer yarattığını söyleyebiliriz. Sanayici ithalatı, Türkiye’de dünya fiyatlarıyla üretim yapamadığı için DİR kapsamında gerçekleştiriyor. Ülkemizde petrol ve gübre ithalata bağımlı, bu ana girdi tarımsal ürünlerin maliyetini çok yükseltiyor. Ancak Türkiye pahalı da olsa üretmek mecburiyetinde. DİR’i kullanıyoruz çünkü mevcut yüzde 130 gümrük vergisi ile ithalat yaparak, ihracat mümkün olmaz. ” ifadelerini kullandı.